Yönetim Proje ve Yatırımlar İnsan Hakları AB Hibe Programları Genel Bilgiler Anasayfa
LİNKLER
ILÇE INSAN HAKLARI KURULU ÜYELERI
BIRIMI
ADI VE SOYADI
GÖREV VE ÜNVANI
Kaymakamlik Necmi AKMAN MIA Kaymakam
Belediye Zeynel DAL Belediye Baskani
AK Parti Yusuf MADENCI Parti Temsilcisi
CHP Serif Ali SARI Parti Temsilcisi
MHP Kemal DIN Parti Temsilcisi
Hazine Avukati Erdogan YÖRÜKOGLU Avukat
Kocaali Ilçe Hastanesi Tuba SABAH Doktor
Il Özel Idaresi Ertan YILMAZ Il Genel Meclis Üyesi
Muhtarlik Mithat SARI Muhtarlar Dernegi Baskani
Esnaf Odasi Ali YILMAZ Esnaf Odasi Baskani
Okul Aile Birligi Mehmet EKSIOGLU Okul Aile Birligi Baskani
Basin Ipek ÇELEBI Imparator FM Temsilcisi
STK Recep ÇABUK THK Kocaali Sube Baskani
STK Burak AK Turizm Dernegi Baskani

IL VE ILÇE INSAN HAKLARI KURULLARININ GÖREVLERI

2.11.2001 tarihli ve 24218 sayili Resmi Gazetede yayinlanarak yürürlüge giren "Insan Haklari Kurullarinin Görev, Kurulus ve Çalisma Esaslari Hakkinda Yönetmelik” hükümlerine dayanarak, ülkemizde insan haklarinin korunmasini saglamak ve insan haklari ihlallerini önlemek için gerekli arastirmalari yapmak ve bunlarin sonuçlarim yetkili mercilere bildirmek, toplumu ve uygulayicilari egitmek, konu ile ilgili Devlet Bakanliginca verilen görevleri yerine getirmek amaciyla Insan Haklari Il ve ilçe Kurullari olusturulmustur.

Basbakanlikça 23.11.2003 tarihli ve 25298 sayili Resmi Gazetede yayinlanan "Il ve Ilçe Insan Haklari Kurullarinin Kurulus, Görev ve Çalisma Esaslari Hakkinda Yönetmelik" hükümleri ile yeniden düzenlenmistir.

Il ve Ilçe Kurullari Görevleri

Illerde Bakanlik, Baskanlik, Valilik, Il Masasi, Il Kurulu üyeleri ve Ilçe Kurullari tarafindan Il Kurulunun gündemine getirilen; ilçelerde de Bakanlik, Baskanlik, Valilik, Il Kurulu, Kaymakamlik, Ilçe Masasi ve Ilçe Kurulu üyeleri tarafindan Ilçe Kurulu gündemine getirilen konulari degerlendirmek.

Insan haklari ihlali iddialarini incelemek ve arastirmak.

Insan haklarinin korunmasi ve insan hak ve özgürlüklerinin kullanilmasinin önündeki engeller ile hak ihlallerine yol açan sosyal, siyasi, hukuki ve idari sebepleri incelemek, arastirmak ve bunlarin çözümüne iliskin Valilik ve Kaymakamlik makamina önerilerde bulunmak.

Idarenin uygulamalarinda vatandaslara hosgörü ve nezaketle yaklasilmasini saglamak amaciyla gerekli çalismalari yapmak.

Ayda bir tüm çalismalari özet olarak, Ilçelerde Il Kuruluna, Illerde Baskanliga bildirmek.

Insan Haklari Kurullarina posta, e-posta veya sikayet kutulari yoluyla gönderilen basvurularda basvuru sahibinin açik adresinin belirtilmesi halinde yapilan islemin safhalari veya sonucu hakkinda en geç 30 gün içinde basvuru sahibine Kurul Baskanliginca bilgi verilecektir.

İnsan hakları yeryüzünün en barışçıl silahıdır; bizi korur.
Kurallar gibidir; nasıl davranacağınızı bize söyler.
Yargıçlar gibidir; ona başvurabiliriz.
Duygular gibi soyuttur ama duygular gibi herkese aittir.
Ve her ne olursa olsun hep vardır.
Tıpkı doğa gibidir; ortadan kaldırılamaz.
Tıpkı ruh gibidir; yok edilemez.
Zamana benzer; zengin ve fakir, yaşlı ve genç, siyah ve beyaz, uzun ve kısa hepimize aynı biçimde davranır.
Bize saygı sunar ve bize de başkasına saygı duyma sorumluluğunu yükler.
İnsan hakları, insan olmanın kazandırdığı haklardır; başkası tarafından verilen bir söze yada teminata bağlı olarak yada satın alarak elde ettiğimiz haklar değillerdir. İnsan hakları, insan olmamızın ve insan onurumuzun doğal bir sonucudur.

İnsan onuru ve eşitlik, insan hakları fikrinin merkezinde yer alan iki temel değerdir. Bütün insanların eşit olması, insan haklarını evrensel kılar, insan hakları daha iyi ve onurlu bir yaşam için gerekli olan temel standartlar tanımlandığında anlaşılabilir.

İnsanların ve toplumların yaşamlarını insan onuru ve eşitliği temelinde birlikte sürdürebilmeleri için gerekli olan değerler ise özgürlük, adalet, ayrımcılık yapmamak, başkalarına saygı göstermek, hoşgörü ve sorumluluktur.

Ayrım gözetmeksizin herkes insan haklarına sahiptir; suçlular, devlet başkanları, çocuklar, kadınlar, erkekler, Afrikalılar, Avrupalılar, Asyalılar, mülteciler, işsizler, özel kuruluşlarda çalışanlar, öğretmenler, sanatçılar, işçiler... Çünkü herkes insandır. İnsan haklarının gücü, herkese eşit davranılması ilkesinden gelir.

İnsan hakları bizim için vardır ve insan haklarının tümüne saygı duyulması bizim hakkımızdır. Kişisel haklarımız, fiziki ve ahlaki bütünlüğümüzü korur ve kişilerin kendi düşünce, din ve inançlarını korumalarına izin verir. Eşitlik ve özgürlük hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, dini vecibelerini yerine getirme özgürlüğü, işkence görmeme ve öldürülmeme hakları gibi.

İşkence, kötü ve insanlık dışı muamele yada cezalandırma, hiçbir biçimde haklı çıkarılamaz yada hukuken veya ahlaken savunulamaz. "Emir almış olmak" da mazeret olarak kabul edilemez. İşkence görmeme hakkı, hiç bir koşulda askıya alınamayacak, istisnası ve sınırlaması olmayan mutlak bir haktır.

Düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne ilişkin haklar, kişilerin düşünce yada inanç değiştirme özgürlüğü ile din yada inancını tek başına yada topluca ve açıkça yada özel olarak yaşama ve açıklama özgürlüğünü içerir. Müslüman, Katolik, Ortodoks, Yahudi, Ateist ne olursa olsun herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini belirtir.

Medeni haklarımız, yasal ve siyasal sistem içinde keyfi uygulamalara maruz kalmamamızı sağlar. Örneğin: Keyfi gözaltı ve tutuklanmaya karşı korunma, mahkeme tarafından suçlu olduğuna karar verilene kadar masum sayılma hakkı, itiraz hakkı gibi.

Siyasi haklarımız toplumsal yaşama katılmak için gerekli olan haklarımızdır. Oy kullanma hakkı, siyasi partilere katılma hakkı, özgürce bir araya gelme ve toplantılara katılma hakkı, bilgiye erişme hakkı ve düşünceyi ifade etme hakkı gibi. İnsan onuru, medeni ve siyasal hakların verdikleriyle sınırlandırılmaktan çok daha ötededir, insanların temel gereksinimlerini nasıl karşılayacaklarını ve birlikte nasıl çalışacaklarını düzenleyen haklarımız vardır. Bu haklar, eşitlik ilkesi ile sosyal ve ekonomik araçlara erişimin garanti altına alınması ilkesine dayanırlar.

Özgürlükten yoksun bırakılmak nasıl hoş görülemezse, aşırı yoksulluk içinde bırakılmak da aynı biçimde hoş görülemez. Bu nedenle sosyal ve ekonomik hakları savunmak son derece önemlidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi devletlere, çalışma koşulları, adil ücret, grev, iş alanında kadın ve çocukların korunması gibi 23 toplumsal ve ekonomik hakkı güvence altına almalarını önerir.

Ekonomik haklar, yalnızca çalışma hakkını, yeterli yaşam standardına sahip olma hakkını, konut hakkını ve emeklilik hakkını içermez. Aynı zamanda insan onurunun korunması için maddi güvencenin gerekli olduğunu, anlamlı bir işin yokluğu yada yeterli bir barınağa sahip olmama durumunun insan onurunun zedelenmesine yol açtığını kabul eder.

Sosyal haklarımız toplumsal yaşama tam katılım için gerekli olan haklardır. Öncelikli olarak eğitim hakkını, aile kurma ve sürdürme hakkını, sağlık hakkını, ayrımcılıktan korunma hakkını içerir.

Kim olursak olalım, toplumsal yada ulusal kökenlerimiz ne olursa olsun, kadın yada erkek olalım, eğitim hepimizin hakkıdır. Ana ve babaların çocukları için düşüncelerine ve inançlarına uygun bir eğitim verme hakkına saygı gösterilir. Ancak doğal olarak bu eğitimde çocuğun haklarını zedeleyici hiçbir unsur bulunmamalıdır.

Kültürel haklar, kendi kültürel birikimi ile toplumun kültürel yaşamına özgürce katılma hakkını ve bu kültürü gelecek nesillere aktarabilmek için eğitim hakkını kapsar. Yine de kültürel olarak sınıflanmayan diğer birçok hak, özellikle toplum içinde azınlıkta kalan gruplar için öznel kültürlerini korumak açısından son derece önemlidir. Örneğin; ayrımcılığa uğramama ve kanunlar karşısında eşit biçimde korunma hakkına sahip olmak gibi.

Bu hak ve özgürlükler; cinsiyete, ırka, renge, dile, dine, siyasal yada başka düşünceye, toplumsal yada ulusal kökene, azınlık olmaya, servete yada diğer tüm durumlara dayanan herhangi bir ayrım gözetmeden sağlanmalıdır.

Hepimiz insan haklarını korumalıyız. Ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve/veya kamu otoritesini kullananlar insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayabilirler. Ancak hiç kimse bu kısıtlamaların evrensel insan haklan normlarını ihlal ettiğine işaret etmezse, haklarımızın ihlali devam eder. Bireyler olarak, kendi yaşamlarımızda başkalarının haklarına saygı göstermenin yanı sıra, kamu otoritelerinin ve diğerlerinin faaliyetleri üzerinden gözümüzü ayırmamalıyız. Koruyucu sistemler bizim için vardır. Biz de bunları kullanmalı ve gelişimine katkıda bulunmalıyız.

İnsanın değişimi ve gelişmesinin sonucunda 10 Aralık 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi doğmuştur. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur.

İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında diğer demokrasilerle aynı değer ve amaçları paylaşan Türkiye, insan hakları standartlarının en yüksek düzeye getirilmesi amacıyla son yıllarda birçok önemli adım atmıştır

Ülkemizde 2000 yılında 81 il ve 850 ilçede "İnsan Hakları İl ve İlçe Kurulları" kurulmuştur. Bu kurullar, 23 Kasım 2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle yeniden yapılandırılmış, kurullarda sivil toplumun temsili güçlendirilmiştir. Söz konusu kurullar, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için çalışmalar yapmaktadır. Kurullar, öncelikle idarenin uygulamalarında vatandaşlara hoşgörü ve nezaketle yaklaşılmasını sağlamakla ve insan hakları ihlallerinin önlenmesi için gerekli çalışmaları yapmakla yükümlüdür. Hak ihlaline şahsen uğradığınız yada tanık olduğunuz her durumda, valilik veya kaymakamlık binasında bulunan insan hakları danışma ve başvuru masaları aracılığı ile bu kurullara başvuruda bulunabilirsiniz.

Şu Anda Bağlı Kullanıcı Sayısı : 6
137615 defa ziyaret edilmiştir.
WebMaster Mevlüt KOÇAK | Bize Ulaşın | ©2007 Kocaali Kaymakamlığı